Çatalzeytin’in 3P’si

               ÇATALZEYTİN’İN 3P’Sİ

             Pırpıt, Poyra, Püsürge

31 Ocak’ta Mersin’de idim. Aracına bindiğim taksi sürücüsü “Memleketimi çok seviyorum, denizi, yaylası ayağımın altında. Mersin çok güzel bir şehir.” dedi.

Yaşadığı kenti sevmek, sevdalısı olmak ne güzel. Sevmek yetmez. Sevdada sahiplenmek var. Çirkinliklere dur demek gerek.

Mersin kent merkezinde sahilin boydan boya deniz dolgusu olduğunu görerek yüreğim sızladı. Akdeniz’de de, Karadeniz’de de denizi doldurmak marifet sayılmış.

Çatalzeytin geçmişi ile ilgili bilgilerimiz sınırlı. Cıvıltı’da yer yer bu konuya değinip destek istiyorum.

MYO öğrencileri bana geçmiş ile ilgili sorular soruyorlar. Onlara Çatalzeytin’in 3P’si Pırpıt, Poyra, Püsürge ile yanıt vermeye çalışıyorum. Eskiler bilse de gençlere yinelemekte yarar var.

 

Pırpıt

70-80 yıl öncesine kadar Çatalzeytin ve çevresinde keten ekilir, biçilirmiş. O yıllarda yol yok, iz yok. Dışarıdan ne giyecek, ne içecek bir gram madde gelmiyor.

Keten ekilir, işlenir ince ipliğinden iç giyim, kalın ipliğinden dış giyim yapılırmış. Daha kalın ipliğinden de dut sirkelemekte, meyve kurutmada kullanılan örtü “pırpıt” yapılırmış. Eski ahşap evlerde 150-200 yıllık pırpıtlara hala bozulmamış olarak rastlanıyor.

Birlik ve beraberliği anlatan “Pırpıtın ucundan yapışmak.” deyimi yöremize aittir.

Poyra

Su kaynaktan gelişini saığlayan oyulmuş ağacın adı poyradır. Demir yok, plastik yok ağaç bulmuş, oymuş kullanmış atalarımız.

Çatalzeytin yayla zengini bir ilçe. 30’a aşkın birbirinden güzel yaylalarımız var. Benim en çok sevdiğim Ayıkovduk Yaylası. Çıkın yaylaya eğilin toprağa, çiçekler arasında gezinip poyradan kana kana doğal su için. Mikroplu mu, değil mi soruları aklınıza gelmeden.

Püsürge

Ginolu’nun batısında Abana sınırında denizin içindeki kayalıkların adı “Püsürge Kayalıkları”dır. Askeri deniz haritalarında işaretlidir.

Türkçe sözlükte “Püsürge” sözcüğünü bulamazsınız. Çünkü yöreseldir.

Eskiden ulaşım tamamen denizden yapılıyordu. O devirlerde motorlu taşıt yok. Deniz ulaşımı da kütük denilen kürekle çekilen kayıklarla yapılıyor. Kürekle kütük kayıklarını açıktan yüzdürmek zor. Dev dalgalarla boğuşmak kolay değil. Mecburen bu kayıklar kıyıyı izleyerek yol alıyor. Püsürge Kayalıklarında denizin altı da kıyısı da kayalık. Fırtınaya yakalanınca deniz kazaları olur, kayıklar batar. Ölenlerin ardından ağıtlar yakılır.

1967’de ortaokul öğrencisi iken “Püsürge Ağıtı”nı derlemiştim.

“Püsürge’den ay doğdu,

Ben sandım sabah oldu.

Güllüsu’ya varmadan,

Oğlum Sabri kayboldu.”

Yukarıda bir dörtlüğünü verdiğim ağıtın tamamını Ciye Belgeselinde bulabilirsiniz. Ciye Belgeseline gazetemezin internet sitesinden ulaşabilirsiniz. Girin internete Çatalzeytin köylerinde dolaşın, Çatak Şelalesini görün.

Yöremizle ilgili daha derin, doyurucu bilgilere gereksinmemiz var. Bilgiler örtülüyor, saklanıyor, açığa çıkması engelleniyor.

Ginolu’nun geçmişi MÖ 4. yy’a dayanıyorsa Çatalzeytin ile ilgili pek çok bilgi, gizlenmiş yok edilmiş.

Yeni bilgiler buldukça paylaşacağız. Kültürümüze, sanatımıza sahip çıkacak, yerel seçim adaylarına başarı dileklerimi sunuyorum.

İlginizi Çekebilir.

Yazarın Diğer Yazıları Emin Türkay Öztürk